Keman Türk Çalgısı Mı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Bugün, kemanın Türk çalgısı olup olmadığı sorusunu ele alırken, sadece müziğin teknik yönlerine değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel dinamiklere de odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum. Keman, kökeni İtalya’ya dayanan bir çalgıdır, ancak zamanla dünya genelinde çok farklı kültürlerde benimsenmiş ve şekillenmiştir. Bu bağlamda, kemanın “Türk çalgısı” olup olmadığı sadece müzik tarihini değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli meseleleri de gündeme getiriyor. Kadınların Perspektifinden: Toplumsal Etkiler ve Empati Kadınlar için, kemanın kültürler arası yolculuğunda, toplumsal etkiler ve müziğin toplumda nasıl algılandığı oldukça belirleyici bir rol oynar.…
Yorum BırakDüşünce ve İlham Yazılar
İLKSAN Kredi Notuna Bakar mı? İLKSAN (İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı), öğretmenler ve Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki memurlar için sosyal yardımlar ve kredi imkânları sunan bir kurumdur. Ancak, İLKSAN kredisi ile bankaların sunduğu bireysel krediler arasında önemli farklar bulunmaktadır. Bu yazıda, İLKSAN kredilerinin kredi notu sorgulaması gerektirip gerektirmediğini ve başvuru sürecini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. İLKSAN Kredisi ve Kredi Notu İLKSAN kredileri, banka kredilerinden farklı olarak, üyelerine sosyal yardımlaşma amacı güden bir sistemle sunulmaktadır. Bu nedenle, İLKSAN kredi başvurularında genellikle kredi notu sorgulaması yapılmaz. Ancak, bazı durumlarda bankalar, kredi başvurularını değerlendirirken kredi notunu göz önünde bulundurabilirler. Örneğin, İLKSAN…
Yorum Bırakİlk Romanın Adı Nedir? Antropolojik Bir Bakış Açısıyla Romanın Doğuşu Bir antropolog olarak, kültürlerin evrimini ve toplumların hikayelerini anlamak, insanlığın derinliğine inmeyi gerektirir. İnsanlık tarihi, toplumların kendilerini anlatma biçimlerinin, ritüellerinin, sembollerinin ve toplumsal yapılarının evrimiyle şekillenmiştir. Edebiyat, bu evrimin önemli bir parçasıdır. Romanın doğuşu, sadece bir edebi formun ortaya çıkışı değil, aynı zamanda kültürün, kimliğin ve toplumsal yapıların bir yansımasıdır. İlk romanın ortaya çıkışı, insanın kendi iç dünyasını, toplumsal bağlamını ve kültürel değerlerini anlatma çabasının bir ürünüdür. Romanın Doğuşu: Antropolojik Bir Perspektif Roman, kültürlerin ve toplumların kendilerini ifade etme şekilleriyle yakından ilişkilidir. Her toplum, hikayeler aracılığıyla kendi kimliğini, değerlerini ve…
Yorum BırakKefen İzâr Ne Demek? Kültürler Arası Bir Bakış Hayatın en sade, ama en derin anlarından biri ölümdür. Bu yazıda, hepimizin bir gün karşılaşacağı bu gerçeğe saygı duyarak, farklı kültürlerin ölümü nasıl karşıladığını ve özellikle “kefen izâr” kavramının ne anlama geldiğini konuşacağız. Belki biraz hüzünlü ama aynı zamanda insanlığın ortak paydalarına dokunan bir konu bu. Farklı toplumlar ölümü nasıl anlamlandırıyor? Kefen izâr nedir, nereden gelir, neyi simgeler? Gelin, bu sorulara hem küresel hem yerel bir bakışla birlikte yanıt arayalım. — Kefen İzâr Nedir? “Kefen izâr” ifadesi, İslamî defin geleneklerinde kullanılan özel bir terimdir. İzâr, kefenin alt kısmını, yani ölen kişinin belden…
Yorum BırakKarşılıklı Olmayan Sevgiye Ne Denir? Aşk mı, Bağımlılık mı? Bundan daha cesur bir soruyu sormak zor olabilir: “Karşılıklı olmayan sevgiye ne denir?” Hepimiz bir şekilde bu durumu deneyimledik, değil mi? Birine aşık oldunuz, ama o kişi sizi görmezden geldi. Ya da birini seviyorsunuz, ancak o kişide hiçbir karşılık bulamıyorsunuz. Bu noktada bir soru ortaya çıkıyor: Gerçekten sevgi mi? Yoksa bir tür bağımlılık mı? Bazen, bu tür ilişkilerde “sevgi” sözcüğünü kullanmak, doğruyu söylemekten kaçmak gibi geliyor. Peki, biz gerçekten sevdiğimizi düşündüğümüz kişiye karşı duygularımızı doğru adlandırabiliyor muyuz? Ya da belki sevdiğimizi düşündüğümüz kişi, aslında yalnızca bizim bağımlılığımızı tetikliyordur? Hadi bunu derinlemesine…
Yorum BırakHangi Balıkta Kurt Olur? Balık Sevdalılarına Şaşırtıcı ve Mizahi Bir Yanıt! Bazen yemek masasında keyifli bir sohbetin ortasında sorular gelir… “Hangi balıkta kurt olur?” Mesela! “Aa, bu balıkta kurt mu olurmuş?” dediğinizde, gözlerinizdeki şaşkınlık kesinlikle pek de yanlış değil. Hepimiz balığın taze ve sağlıklı olanını ararken, “Bu kurt olma durumu da ne?” diyerek aklımıza birden “Ne balığı, ne kurtu?” sorusu takılabilir. Balıklar da birer doğal yaratık oldukları için, evet, bazen onları da biraz “misafir” edebilecek kirli işler vardır! Haydi gelin, bu ilginç, bazen korkutucu ama bir o kadar da eğlenceli soruyu birlikte çözmeye çalışalım. Balıkta kurt olursa ne olur, hangi…
Yorum Bırak4 Üssü 1 Kaç Eder? Sayılardan Sosyal Adalete: Matematik ve Toplumsal Dinamikler Hepimiz bir soru sormak zorunda kaldığımızda, bazen cevabın çok daha derin bir anlam taşıdığını fark ederiz. “4 üssü 1 kaç eder?” gibi bir soru, belki ilk bakışta basit bir matematiksel işlem gibi görünse de, gerçekten düşündüğümüzde içindeki dinamikler toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi konularla paralellikler taşıyabilir. Bazen bir sayı, bazen bir kavram, bizim dünyayı nasıl algıladığımızı ve insanları nasıl bir arada tutmamız gerektiğini yansıtır. Matematiksel olarak 4 üssü 1, “4” eder. Ancak bu soruya toplumsal bir bakış açısıyla yaklaşmak, daha fazla tartışma yaratabilir ve anlamlı bir…
Yorum BırakDirenç Arttıkça İletkenlik Artar mı? Elektriksel Özelliklerin Temel Kavramları Üzerine Bir Bakış Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Elektriksel Kavramların Derinliklerine Yolculuk Eğitim, sadece bilgi aktarmakla kalmaz, aynı zamanda düşünme biçimimizi ve dünyayı algılama şeklimizi dönüştürme gücüne sahiptir. Bu süreç, öğretici ve öğrenci arasında karşılıklı bir etkileşimle şekillenir. Öğrenmenin özü, merak duygusunu uyandırmak ve derinlemesine keşif yapma isteğini beslemektir. Elektrik ve manyetizma gibi fiziksel bilimlerin temel kavramlarını anlamak da bu dönüşümün önemli bir parçasıdır. Bu yazıda, elektriğin temel öğelerinden biri olan direnç ve iletkenlik kavramlarını irdeleyerek, “Direnç arttıkça iletkenlik artar mı?” sorusunu ele alacağız. Hem bireysel öğrenme deneyimlerimizi hem de toplumsal etkilerini göz…
Yorum Bırak“Cam Kırılması” Olayı ve Tramere İşleri İlişkisi: Hukuki Bir İnceleme Tarihsel Arka Plan “Cam kırılması” ifadesi günlük dilde bir eşyanın kırılması, zarar görmesi anlamına geliyor. Hukukî açıdan ise bu tür bir zarar iddiasının tazminata konu olup olmayacağı; kimin sorumlu olduğu, nedensellik bağının kurulup kurulamayacağı ve hangi hukuki temellerin geçerli olacağı gibi sorularla karşılaşılıyor. Bu bağlamda, İngiliz hukukunda meydana gelen ve Türkiye’de de zaman zaman referans verilen bir kavram olan “Tramere işlerinin” (ya da benzer biçimde geçen “Tramere uli işleri”) kavramı devreye girer. Ancak dikkat edilmesi gereken: hukuk literatüründe “Tramere” adında net bir karar ya da “Tramere İşleri” başlığı altında yaygın…
Yorum Bırakİzmir Karşıyaka’ya Vapurla Nasıl Gidilir? Bir Yolculuğun Kalbe Dokunan Hikâyesi Bir Yolculuk, Bir Hikâye Bazı şehirler vardır, sadece sokaklarında yürümekle tanıyamazsınız onları. Onları anlamak için bir yolculuğa çıkmanız gerekir. İşte İzmir de öyle bir şehir… Ve Karşıyaka’ya giden bir vapur yolculuğu, bu şehrin kalbine atılan en romantik adımlardan biridir. Bu hikâyeyi sana anlatmak isteyen biri gibi hissediyorum kendimi. Belki bir sabah vakti, elinde kahvenle iskeleye yürürken yanındayım. Belki de gün batımında denizin tuzlu kokusunu birlikte içimize çekiyoruz. Çünkü Karşıyaka’ya vapurla gitmek, sadece bir ulaşım şekli değil, içinde duygular, anılar ve biraz da İzmir’in ruhu saklı olan küçük bir serüvendir. —…
Yorum Bırak