Kilolular nasıl kot giymeli? Beden çeşitliliği, toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet perspektifinden bir bakış İstanbul’da sokakta yürürken, metrobüste ayakta duran birinin üzerindeki kıyafete bakıp insanların ne kadar hızlı yargıya vardığını görmek mümkün. Özellikle beden ölçüleri toplumun alışılmış güzellik kalıplarının dışında kalan kişiler için kıyafet seçimi, yalnızca kişisel zevk meselesi olmaktan çıkıyor. Bir pantolonun bedeni, kesimi ya da kişinin üzerinde nasıl durduğu; özgüven, görünürlük, kabul görme ve hatta kamusal alanda kendini rahat hissetme gibi çok daha büyük meselelerle bağlantılı hale geliyor. “Kilolular nasıl kot giymeli?” sorusu ilk bakışta moda önerisi gibi görünse de aslında beden politikaları, toplumsal cinsiyet rolleri ve sosyal…
Yorum BırakDüşünce ve İlham Yazılar
Kilolular nasıl kot giymeli? Beden çeşitliliği, toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet perspektifinden bir bakış İstanbul’da sokakta yürürken, metrobüste ayakta duran birinin üzerindeki kıyafete bakıp insanların ne kadar hızlı yargıya vardığını görmek mümkün. Özellikle beden ölçüleri toplumun alışılmış güzellik kalıplarının dışında kalan kişiler için kıyafet seçimi, yalnızca kişisel zevk meselesi olmaktan çıkıyor. Bir pantolonun bedeni, kesimi ya da kişinin üzerinde nasıl durduğu; özgüven, görünürlük, kabul görme ve hatta kamusal alanda kendini rahat hissetme gibi çok daha büyük meselelerle bağlantılı hale geliyor. “Kilolular nasıl kot giymeli?” sorusu ilk bakışta moda önerisi gibi görünse de aslında beden politikaları, toplumsal cinsiyet rolleri ve sosyal…
Yorum BırakKilolular nasıl kot giymeli? Beden çeşitliliği, toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet perspektifinden bir bakış İstanbul’da sokakta yürürken, metrobüste ayakta duran birinin üzerindeki kıyafete bakıp insanların ne kadar hızlı yargıya vardığını görmek mümkün. Özellikle beden ölçüleri toplumun alışılmış güzellik kalıplarının dışında kalan kişiler için kıyafet seçimi, yalnızca kişisel zevk meselesi olmaktan çıkıyor. Bir pantolonun bedeni, kesimi ya da kişinin üzerinde nasıl durduğu; özgüven, görünürlük, kabul görme ve hatta kamusal alanda kendini rahat hissetme gibi çok daha büyük meselelerle bağlantılı hale geliyor. “Kilolular nasıl kot giymeli?” sorusu ilk bakışta moda önerisi gibi görünse de aslında beden politikaları, toplumsal cinsiyet rolleri ve sosyal…
Yorum BırakBugün sizlerle “Basınçlı su kombiye zarar verir mi” konusunda işinize yarayabilecek bilgileri paylaşacağız. Kışın Ortasında Başlayan Küçük Bir Arıza Kayseri’nin kışı sert olur derlerdi ama ben o sertliği ancak kendi evimde, sabahın köründe uyanıp kombinin suskunluğuyla tanımıştım. O gün kar, sanki şehri tamamen içine almış gibi yağıyordu. Camın kenarına biriken buz, dışarıyla içerisi arasındaki sınırı iyice görünmez yapmıştı. O an içimde garip bir huzursuzluk vardı; sanki gün kötü bir şeyler olacağını önceden fısıldıyordu. Sabah uyanıp mutfağa geçtiğimde peteklerin soğuk olduğunu fark ettim. Önce önemsemedim. Belki gece geç saatte kapanmıştı, belki de geç ısınıyordu. Ama birkaç dakika sonra kombiye baktığımda ekranda…
Yorum BırakKültürlerin Eşik Noktasında Bir Soru: Sansar Helal mi? Üzerine Antropolojik Bir Düşünme Alanı İnsan topluluklarının dünyayı anlamlandırma biçimleri çoğu zaman dışarıdan bakıldığında basit görünen soruların içine gizlenir. “Yenir mi?”, “dokunulur mu?”, “temiz mi?”, “uygun mu?” gibi sorular yalnızca biyolojik ya da pratik yanıtlar aramaz; aynı zamanda derin bir kimlik inşasının, kültürel sınırların ve sembolik düzenin kapılarını aralar. Bu bağlamda “Sansar helal mi?” sorusu da yalnızca bir tüketim meselesi değil, çok daha geniş bir antropolojik tartışmanın giriş kapısıdır. Bu yazı, kesin yargılardan uzak durarak, farklı kültürlerin doğayla kurduğu ilişkiyi, hayvanlara yüklenen anlamları ve ritüel sistemleri anlamaya çalışan bir bakışla ilerliyor. Çünkü…
Yorum BırakBir Sayının Peşine Düşmek: Diyarbakır’ın Kaç Köyü Var? Kayseri’de akşamları hep aynı his çöker içime. Sokaklar yavaşlar, insanlar evlerine çekilir, rüzgâr bile daha temkinli eser. Ben o saatlerde genelde odamda oturur, eski defterlerimi karıştırırım. Bazen bir şiir, bazen yarım kalmış bir cümle… Ama o gün elimde bambaşka bir soru vardı: Diyarbakır’ın kaç köyü var? İlk başta sıradan bir merak gibi geldi. Ama içimde bir yer, bunun sıradan olmadığını biliyordu. Çünkü ben bazen sayılara takılıp aslında insanları ararım. Köyler, şehirler, rakamlar… Hepsi bir şekilde hikâyeye dönüşür içimde. O gün bunu bilmek istememin sebebini bile tam hatırlamıyorum. Belki bir haber, belki bir…
Yorum BırakAPA 6 ve APA 7 Arasındaki Farklar: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Okuma Öğrenme, yalnızca bilgi edinme süreci değildir; insanın dünyayı algılama biçimini dönüştüren derin bir zihinsel ve toplumsal yolculuktur. Bir yazım kılavuzundaki değişiklik bile bu yolculuğun nasıl evrildiğini anlamak için güçlü bir pencere açabilir. APA 6’dan APA 7’ye geçiş, sadece teknik bir format güncellemesi değil; akademik iletişimin demokratikleşmesi, erişilebilirliğin artması ve dijital çağın öğrenme alışkanlıklarına uyum sağlanması açısından pedagojik bir dönüşümdür. APA Nedir ve Neden Önemlidir? APA (American Psychological Association) yazım stili, özellikle sosyal bilimlerde akademik yazımın standardını belirleyen önemli bir referans sistemidir. Bu sistem; kaynak gösterme, alıntılama,…
Yorum BırakKayısı Çil Hastalığı Nedir? İçimdeki Mühendis ve İçimdeki İnsan Aynı Soruyu Tartışıyor Zikr ailesi merhaba! Bu içeriğimizde “Kayısı çil Hastalığı için hangi ilaç kullanılır” konusunu tüm detaylarıyla inceliyoruz. Konya’da yaşayan biri olarak bahar aylarında kayısı ağaçlarını düşündüğümde aklıma hep aynı görüntü gelir: yapraklarda küçük kahverengi lekeler, zamanla deliklere dönüşen dokular ve meyvede estetikten çok verimi etkileyen bozulmalar. İçimdeki mühendis bu tabloyu görür görmez hemen sınıflandırmaya gider: “Bu büyük ihtimalle Coryneum blight, yani halk arasında kayısı çil hastalığı.” Ama içimdeki insan tarafı daha farklı bakar. O, sadece bir hastalık değil; emek verilmiş bir ağacın yavaş yavaş zayıflamasını, çiftçinin emeğinin karşılığını tam…
Yorum BırakPsikolojik danışmada kullanılan tekniklere mercek: zihnin, duyguların ve ilişkilerin kesişiminde İnsan davranışlarını anlamaya yönelik merak, çoğu zaman basit bir “neden böyle hissediyorum?” sorusuyla başlar. Bu sorunun ardında ise bilişsel süreçler, duygusal dalgalanmalar ve sosyal çevrenin görünmez etkileri birlikte çalışır. Psikolojik danışma sürecine bakıldığında, aslında tek bir yaklaşım değil; birbirini tamamlayan çok sayıda teknik ve kuramsal çerçeve görülür. Bu tekniklerin her biri, insan zihninin farklı bir katmanına temas eder. Bireyin düşünce kalıpları, duygusal tepkileri ve ilişkisel deneyimleri birlikte ele alındığında, psikolojik danışmanın yalnızca “konuşma” değil, çok katmanlı bir yeniden anlamlandırma süreci olduğu anlaşılır. Özellikle son yirmi yılda yapılan meta-analizler, farklı terapi…
Yorum BırakBugün “Atom modelleri nelerdir 7. sınıf” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz. Atom Modelleri Nelerdir 7. Sınıf? Bilimin Zihinde Yolculuğu Atom konusu ilk bakışta 7. sınıf seviyesinde basit bir konu gibi görünür: küçük parçacıklar, çekirdek, elektronlar… Ama işin içine biraz derinlemesine girildiğinde aslında insanlığın yüzyıllar boyunca “maddenin en küçük yapı taşı nedir?” sorusuna verdiği farklı cevapların birikimi olduğu görülür. Ben Konya’da yaşayan, mühendislik tarafı güçlü ama sosyal bilimlere de meraklı bir genç olarak bu konuyu her düşündüğümde zihnim ikiye ayrılıyor. İçimdeki mühendis “bunu sistematik olarak açıklayalım, modelleri sırayla inceleyelim” diyor. İçimdeki insan tarafı ise “aslında bu, insanın evreni…
Yorum Bırak