Beyaz Oda Kapılarına Hangi Renk Duvar Boyası Olur? Güç, İdeoloji ve Demokrasi Üzerine Bir Analiz İçeri adım attığınızda sizi karşılayan ilk şey nedir? Duvardaki renkler, odanın havası, belki de kapının kendisi… Peki ya siyasetle ilişkisi? “Beyaz oda kapılarına hangi renk duvar boyası olur?” sorusu, ilk bakışta basit bir dekorasyon tercihi gibi görünebilir. Ancak, bu basit soru, aslında güç, ideoloji, yurttaşlık ve demokratik katılım gibi derin ve karmaşık kavramlarla nasıl iç içe geçmiş olduğumuzu anlamamız için bir anahtar olabilir. Zira her şeyin, görünüşte küçük ve sıradan şeylerin bile, daha büyük yapıları ve toplumsal düzeni nasıl etkilediğine dair önemli ipuçları taşıdığını görmek,…
Yorum BırakDüşünce ve İlham Yazılar
Renault Yerli Mi? Bir İzmirli’nin Gözünden Hadi, bir itirafta bulunayım: Her konuda fazla düşünmemek mümkün değil. Özellikle araba, teknoloji ve tabii ki “yerli” olma meselesi gibi konularda kafamda sürekli bir çark dönüyor. Bir arkadaşım geçen gün bana “Renault yerli mi?” diye sordu, ben de tabii hemen ciddi bir şekilde düşündüm: “Ya, yerli olmak ne demek ki, yani fabrikada mı üretiyoruz, yoksa ruhsal olarak mı yerli oluyoruz?” diye içimden geçirirken, yavaşça bir cevap verdim. Ama şimdi buradayım, ve sizlere de hem eğlenceli hem de biraz kafa karıştırıcı bir yazı yazmaya karar verdim. Hadi başlayalım: Renault yerli mi? Yani, aslında bu soru…
Yorum BırakFüru Ne Demek Osmanlıca? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Toplumların, devletlerin ve egemen güçlerin nasıl işlediğine dair düşünürken, bazen eski kelimelerin bile ne kadar derin anlamlar taşıdığını fark edebiliriz. Her kelime, bir zamanlar bir anlamın taşıyıcısı olmanın ötesine geçer; içinde, bir toplumun tarihini, değerlerini, güç ilişkilerini ve ideolojilerini barındırır. Osmanlıca’da “füru” kelimesi de, basit bir terim olmanın çok ötesine geçer. Bu kelime, bir toplumun iktidar yapıları, kurumsal işleyişi ve yurttaşlık ilişkileri üzerine derinlemesine bir analiz yapmamıza olanak sağlar. Bu yazıda, “füru”nun anlamını Osmanlı toplumunun siyasal bağlamında çözümleyecek ve bu kavramı güç ilişkileri, iktidar, kurumlar ve demokrasi gibi kavramlarla ilişkilendirerek günümüz…
Yorum BırakKaynakların Kıtlığı ve “Feyz Neden Kesilir?” Sorusu Kaynaklar sınırlı, insanlar tercihler yapmak zorunda. Bir yandan temel ihtiyaçlarımız var: yiyecek, barınma, güvenlik; diğer yandan arzular: sanat, eğitim, kültür. Bu sınırlılığın ortasında her birey, topluluk ve devlet “hangi faydayı ne kadar elde edebilirim?” diye sorar. İşte bu temel analitik çerçeve, “feyz neden kesilir?” sorusunu ekonomi perspektifinden ele alırken bize rehberlik eder. Feyz, burada düşünsel, maddi veya toplumsal bir üretim sonucu ortaya çıkan fayda ya da değer kaynağıdır. Ancak bu fayda sürekli akmaz; bazen kesilir. Peki neden? Bu yazıda mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi açısından feyz kesilmesinin sebeplerini piyasa dinamiklerinden bireysel karar mekanizmalarına;…
Yorum BırakBir Çuval Fıstık Kaç Kilo? Tarihsel Bir Perspektiften Tarih, sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda bugünü anlamamıza da yardımcı olan bir rehberdir. Geçmişin derinliklerine baktığımızda, toplumsal yapıları, ekonomik sistemleri ve kültürel evrimleri keşfederiz. Bu keşifler, günümüzde karşılaştığımız benzer soruları daha geniş bir bağlamda anlamamıza olanak tanır. “Bir çuval fıstık kaç kilo?” sorusu, belki de ilk bakışta sadece bir ticaret meselesi gibi görünebilir, ancak bu sorunun arkasındaki tarihsel süreçler, insanlık tarihinin önemli dönemeçlerini, toplumların üretim ve tüketim alışkanlıklarını yansıtır. Fıstık, tarih boyunca sadece bir besin maddesi değil, aynı zamanda ekonomi, kültür ve toplumsal yapılarla ilişkili bir sembol olmuştur. Bu yazıda, fıstığın…
Yorum BırakKıblemiz Neresi? Herkesin hayatında bir kıble vardır, öyle ya da böyle. Bu sadece dini bir kavram değil; bazen bir hedef, bazen bir değer, bazen de kaybolduğumuzda dönmek istediğimiz bir yer olabilir. Peki, “Kıblemiz neresi?” sorusu gerçekten ne anlama geliyor? Bu soruyu hem kişisel, hem de toplumsal açıdan düşündüğümüzde oldukça derin bir anlam taşıyor. Ankara’da büyüdüm, ekonomi okudum ve veriyle uğraşıyorum. Bu yazıda, hem verilerin hem de hikayelerin iç içe geçtiği bir bakış açısıyla bu soruya farklı açılardan yaklaşacağım. Kıbleye Yolculuk: Çocukluk Hatıraları ve Aile İlk olarak çocukluğuma dönelim. Çocukken, kıblemiz hep evin içinde, annemin öğrettikleriyle şekillenirdi. Namaz kılarken dua edilen…
Yorum BırakKaradeniz’in Yöresel Yemekleri: Ekonomik Bir Perspektiften İnceleme İnsanlar her gün birçok karar verir; bu kararlar, genellikle kaynakların kıtlığı ve bu kaynakların en verimli nasıl kullanılacağına dair düşünceler etrafında şekillenir. Her seçim, bir fırsat maliyetine sahip olup, bu maliyet, bazen göz ardı edilen bir alternatifin getirdiği potansiyel faydadır. Karadeniz’in yöresel yemekleri, sadece birer kültürel zenginlik değil, aynı zamanda bölgesel ekonominin şekillenmesinde önemli bir rol oynayan unsurlardır. Ancak bu yemeklerin üretilmesi, tüketilmesi ve ekonomik değer kazanması da, birçok ekonomik faktörle doğrudan ilişkilidir. Karadeniz’in yöresel yemeklerini ve bu yemeklerin ekonomiye olan etkilerini mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifinden incelemek, bu bölgenin ekonomik yapısını…
Yorum BırakHz. İbrahim Kimin Soyundan Gelmiştir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, insanın varlık dünyasında derinlemesine bir yolculuğa çıkmasını sağlayan, duyguları ve düşünceleri şekillendiren güçlü bir araçtır. Her bir kelime, bir hikayenin gücüyle insan ruhuna dokunabilir, zihinleri dönüştürebilir. Edebiyatın, yalnızca gerçekliği değil, aynı zamanda insanın içsel dünyasını da anlamamıza olanak tanıyan bir büyüsü vardır. Bu büyü, zaman zaman geçmişe uzanarak, tarihi ve mitolojik figürleri bugüne taşır. Hz. İbrahim’in soyunun ne olduğunu sorgulamak, bir edebiyatçının kaleminden doğacak derinlikli bir anlam arayışına dönüşebilir. Çünkü bu soru, hem tarihsel hem de kültürel bir bağlamda, insanlığın kendisini nasıl tanımladığına dair önemli izler taşır. Hz. İbrahim, yalnızca…
Yorum BırakEflak Boğdan Hangi Padişah Aldı? Antropolojik Bir Perspektiften Tarihi anlamak, bazen sadece zaferlerle ve savaşlarla sınırlı kalmaz; kültürler arası etkileşim, iktidar mücadeleleri ve kimlik oluşumlarıyla da şekillenir. Eflak ve Boğdan, Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı ve Doğu arasında uzanan çok kültürlü yapısının önemli parçalarından biriydi. Bu topraklar, yalnızca askeri zaferlerin değil, kültürel bağların, ekonomik sistemlerin ve kimliklerin kesişim noktalarındaydı. Bir başka deyişle, Eflak Boğdan’ın kimler tarafından alındığı ve nasıl yönetildiği meselesi, sadece bir askeri fetih meselesi değil; farklı kültürlerin bir arada yaşadığı ve birbirini dönüştürdüğü bir tarihsel süreçtir. Bu yazıda, Eflak Boğdan’ın Osmanlı İmparatorluğu’na katılma sürecini, yalnızca tarihsel bir olay olarak değil,…
Yorum BırakArdyz Kaçtan Bölündü? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektiflerinden İnceleme Giriş: Düşündüren Bir Soruyla Başlamak Bir insan hayatı, bir nehrin akışına benzer. Nehrin her akışında, farklı köylerin, şehirlerin ve doğal yaşamın izleriyle karşılaşırız. Her bir akış, kendi içinde bir sistem, bir bütünlük taşır; fakat bu sistem, her zaman aynı hızda veya aynı şekilde akar mı? İnsanlar, bu akışı izlerken, çoğu zaman büyük sorulara kapılırlar: “Kimim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum?” Felsefe, tam da bu soruları sorarak insanın varoluşunu, değerlerini ve bilgiye yaklaşımını anlamaya çalışır. “Ardyz kaçtan bölündü?” sorusu, belki de bugünün toplumsal ve bireysel anlayışlarını anlamanın bir yoludur. Bu soru, sadece bir…
Yorum Bırak