Piştinin Anlamı Ne? Bir İzmirli’nin Gözünden
Hepimizin bir anı vardır, bir kelime ya da terim duyarsınız ve tam olarak ne demek olduğunu bilmeden, “Hadi ya, ben de bu kelimeyi duydum da bir şekilde hep geçiştiriyorum” dersiniz. İzmir’de yaşayan biri olarak, bu tür anlar bende sıkça yaşanır. Neyse ki İzmir’de insanlar genelde hoşgörülü. Ama bir gün, “Piştinin anlamı ne?” sorusuyla karşılaştım. Şimdi, başıma gelen bu komik durumu anlatmadan önce, hemen şunu söylemek isterim: Bu yazı hem komik hem de derin. Hem düşünülecek hem gülecek bir yazı.
Piştinin Anlamı Ne? İlk Temas
Düşünsenize, bir gün bir arkadaşınızın evinde toplanmışsınız, herkes muhabbeti koyulaştırmış. Ortam çok güzel, şarkılar çalıyor, bir yandan da aniden bir soru soruluyor: “Piştinin anlamı ne?”
Herkes birden duruyor. “Piştinin?” diye düşünmeye başlıyorum. İçimde bir sessizlik. Kendimi sorguluyorum: “Bunu duydum ama ne demek olduğunu tam olarak bilmiyorum.” Evet, itiraf ediyorum, ben de bir an bir boşluğa düştüm. Ama tabii, “Piştinin ne demek?” sorusunun herkes tarafından duygusal bir arayışla sorulduğunu görünce, durumu kurtarmak için hemen başlıyorum:
“Abi, herkes ‘piştin’ diyorsa, ben de tam bu kelimeyi çevirmek için beyin fırtınası yapıyorum. Ama şimdi biraz durun, bu piştin dedikleri şey, bence bir tür… yemeği anlatan kelime falan olmalı.”
“Yani, pizzanın pişmesini beklerken söyleyeceğimiz kelime mi?” diye başka bir arkadaşım lafı atıyor.
Ben de kafamda bir komik senaryo oluşturdum: “Yemek üzerine başlayan bir muhabbeti bile piştin kelimesiyle birleştirip, yemek tadında bir şey yapmaya çalışıyorum.” Bunu söylediğimde herkes güldü.
Piştinin Ne Değildir?
Bir dakika, durun! Piştinin sadece bir yemek değilmiş! Arka planda bekleyen bazı gerçekler var.
Piştinin anlamı ne? derken, yemekle ilgili düşüncelerimin ne kadar yanıltıcı olduğunu fark ettim. Çünkü piştin, aslında bildiğimiz klasik anlamıyla yemekle ilgili bir şey değil. Ne demek olduğunu netleştirmenin vakti geldi. Piştin, aslında “çifte vurma” ya da “tahterevalli” gibi bir anlam taşır. Çiftliklerde ya da kalabalık ortamlarda, kartal bakışıyla birini “vurmaya” çalışmak tabirini de düşündüm.
Bir yanda tekme atmaya çalışan çocuklar, diğer yanda sadece düşünmekle yetinen insanlar! Düşündüm ki “Vur, vur, vur!” şeklinde başka bir anlamda algıladım.
Ama çok daha derin bir anlamı var, içindeki metafor ise… Evimizde büyük misafir var.
Bunu bizim karşılıklı izinden pişek almaz olaylar var