Aktar Açmak Karlı Mı? (Veya Bir İzmirli’nin İkinci Baharının Girişimi)
Evet, evet, hepimizin aklında bir gün “Aktar açmak karlı mı?” sorusu belirebilir. En azından ben, İzmir’in güler yüzlü ama sürekli zihin fırtınası yaşayan genç yetişkini olarak sürekli düşünüyorum. Tabi aklımda “Aktar açmak karlı mı?” sorusu dönüp dururken, bir de fark ettim ki; bu sorunun cevabı, yalnızca cebin değil, insanın iç dünyasının kar-zarar dengesine de bağlı. Bu yazıda, işler bu kadar basit değil gibi ama bir yandan da her şey çok basitmiş gibi bir yolculuğa çıkacağız. Haydi bakalım!
İkinci Bahar: Aktar Açma Rüyası
Sabah kalktım, bir çay koydum (İzmirli’nin rüyası) ve birden “Neden ben bir aktar açmıyorum?” diye düşündüm. Çünkü herkesin bildiği üzere, İzmir’de bir aktar dükkanı, kocaman bir yaşam biçimi aslında. “Aktar açmak karlı mı?” diye düşünürken, bir anda kafamda çılgınca bir plan canlandı: Hayatımı bu işe adamak ve herkesin “Hadi bakalım, en azından burada kâr var” dediği o müthiş dünyaya adım atmak.
Tabii ki, bu düşüncelerim biraz da “İzmirli mantığı”yla şekilleniyor: Mutfak dolaplarında ne varsa, geleneksel tatlarla insanları mutlu etmek! Hem o kadar çok bitki var ki! Kekik, nane, lavanta, adaçayı… İnsanın aklı karışıyor. “Aktar açmak karlı mı?” sorusu daha bir anlam kazandı. Ama kafamda o kadar çok soru belirdi ki: “Peki ben ne kadar sağlam bir aktarımcıyım?”
Bir Dakika! Nasıl Bir Aktar Olmalıyım?
İç sesim birden devreye girdi: “Kardeşim, senin evde şifalı bitkilerle yaptığın çayları içen kimse yok. Sadece sen içiyorsun ve bu çayı da dört yıldır yapıyorsun! Eğer aktar açacaksan, çok iyi bilmen gerekir!”
Ve tabii ki çok iyi bildiğim bir şey var: İnsanlar, sadece sağlık için bitki almıyor, aynı zamanda o kıymetli sohbetleri de almak istiyorlar. Aktar dükkanı demek, aslında topluluk demek. İnsanlar seni görmeye, seninle sohbet etmeye geliyor. Ama bir de şu var: Yani gerçekten, Aktar açmak karlı mı sorusunun cevabı sadece alışverişle mi sınırlı? Yoksa, bir hayat felsefesi haline mi geliyor?
Aktar Dükkanı: Hayal mi, Gerçek mi?
Aktar açmak karlı mı sorusuna tek bir cevap vermek zor. Çünkü bir dükkan açmak demek, her sabah sabah 7’de uyanmak, tüccar gibi pazarlık yapmak, o eski toprak çömlekleriyle uğraşmak demek. Benim gibi sabahları çay içmeden insanlarla konuşmaya başlayamayan bir adam için, bu biraz fazla ürkütücü.
“Ya sen de sabahları bağırıp bağırıp konuştukça, kimsenin gelmeyeceği bir dükkan mı açacaksın?!”
Düşünsene, akşamüstü bir arkadaşla buluşmaya gitmek için giydiğim tişörtü değiştirecek kadar bile önem vermem, ama bir aktar dükkanı açmak istiyorum! İşin ciddiyetine bak. Tabi, her şeyin sonunda aktarlık işinin kârı hakkında neler düşündüğümüzü yazalım.
Gerçekten Kâr Var Mı?
Gerçek şu ki, Aktar açmak karlı mı? diye soruyorsak, cevabımızı sadece parayla ölçemeyiz. Bir aktar dükkanı, eğer sevdiğin işse, o kârı zaten sen hayatın boyunca hissedersin. Şimdi düşünün, etrafınızda sürekli sağlık ve huzur arayan insanlar varsa ve siz de onlara “Ya, bu kekik çok iyi geldi, bir çayını iç bakalım!” dediğinizde, oradaki kâr sadece ürün satışıyla sınırlı değildir. İkramda bulunmak, sohbet etmek, insanlara yardımcı olmak… Bunlar unutulmaz anlar.
Ama bir de şu var: Bu kadar tatlı sohbet, eğer sürdürülebilir bir iş modeline dönüşmezse, bir noktada “Kar değil, zarar ettim!” demek zor olabilir. Tabii, sabahları kahvaltı yerine aktarlık yapmaya başlamazsanız, işler yolunda gider.
Aktar Dükkanı ve Diğer Rüya İşler
Bu arada, sadece aktarlar mı var? Hayır. Herkesin içinden bir iş kurma hevesi geçiyor. Bir arkadaşım sabahları “Bir vegan kafe açmalı mıyım?” diye sordu. Diğer arkadaşım da “Peki, en sevdiğimiz eski dondurmacıyı almak kâr mı?” diyerek oradan çıktı. Bunlar da aynı türden rüyalar. Yani demem o ki, aktar açmak karlı mı sorusu yalnızca bir “İzmirli için iş dünyası” meselesi değil. Amaç, ruhu doyurmak da bir seçenek.
Sonuç: Aktar Açmak Kâr Mı?
Sonuç olarak, Aktar açmak karlı mı sorusunun cevabı bir o kadar derin ve bir o kadar basit. Eğer insanları iyi tanıyorsan, onların içsel yolculuklarına katkı sağlamak istiyorsan, eğer sadece birkaç bitkiyle dünyayı değiştirmek istiyorsan… o zaman aktar dükkanın kârı hem cebine hem de ruhuna yansır.
Ama unutma, her şey bir rüya… Bugün aktar dükkanı açan, yarın “Ya bir vegan kafe açsam?” diye düşünen bir İzmirli olarak, her zaman kârın hayal gücünde olduğunu söyleyebilirim.