Fonticulus Posterior: Kapanmadan Önce Biraz Gülme Zamanı
İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama her şeyi derinlemesine düşünen biri olarak, bazen kafa karışıklığımı bir kenara bırakıp, sadece eğlenmek istiyorum. Ama tabii bir de insan beyninin o muazzam, karmaşık yapısına girince, her şeyin bir anlamı olması gerektiğini düşünüyorum. Hani bir laf vardır ya, “Her şeyin bir zamanı var.” İşte ben de bugünkü yazımda, Fonticulus posterior’un kapanmasıyla ilgili zaman hakkında biraz eğlenip, kafa yoracağım. Ama merak etmeyin, asla konuyu karmaşıklaştırmayacağım, bir şekilde eğlenceli bir şeyler çıkaracağız.
Şimdi, herkesin hayatında çok önemli anlar vardır. Mesela ilk adım, ilk kelime… Bir de var ki, Fonticulus posterior’un kapanması var. Bu, neredeyse her bebeğin yaşadığı bir süreç ve o kadar önemli bir şey ki, bir insanın kafasının bir noktasında bir şeylerin değiştiğini gösteriyor. Ama gelin görün ki, işte bu kafadaki küçük delik kapanmaya başlıyor, ki zaten pek çok insanın kafasında ‘bu delik ne zaman kapanacak?’ diye bir düşünce beliriyor. (Ve ben, bu yazıyı yazarken de aynı şekilde “Bu yazının ne zaman kapanacağı?” diye düşünüyorum.)
Fonticulus Posterior Nedir, Kapanması Neden Önemli?
Öncelikle, bu adı doğru telaffuz etmenin bile biraz zorlayıcı olduğunu kabul ediyorum. “Fonticulus posterior” dedikçe, beynimde bir sonraki sahne hep şöyle canlanıyor: Bir doktor, mikrofonu alıp televizyon ekranında “Fonticulus posterior, kapanma süresi…” diyerek açıklamalar yapıyor. Halbuki hepimiz aslında bunun bir beyin gelişi olduğunu biliyoruz, değil mi?
Bebeklerin kafasında, doğumdan hemen sonra, iki adet büyük fontikül (beyin açıklığı) bulunur. Bunlardan birincisi “fonticulus anterior”, yani ön fontikül, diğeri ise “posterior” yani arka fontikül. Bu açıklıklar, bebeğin beyin gelişimi sırasında oldukça önemlidir. Zira kafatasının kemikleri daha esnek ve henüz birleşmemiştir. Peki, bu Fonticulus posterior ne zaman kapanır? Kapanması genellikle 2. ya da 3. ayda gerçekleşir. Yani, bebek doğar doğmaz “Oh, rahat bir şekilde kafasına daha fazla baskı yapabilirim!” dediğimizde, o baskıyı yapmak için öncelikle kafanın biraz daha şekil alması gerektiğini unutmayalım.
Kapanma Süreci: Ne Zaman Kapanacak, Benim Akıl Sağlığım Ne Zaman Düşer?
Hadi ama! Bir düşünün, hepimiz hayatımızın belirli dönemlerinde “Neden bu kadar sabırsızım?” diye sorarız. “Bebeğin kafası ne zaman kapanacak?” derken, biz de aslında “Hayatımda bir şeylerin kapanmasını bekliyorum” diye düşünmeye başlıyoruz. (Bazen o kapanan şey bir iş görüşmesi olabilir, bazen de kötü bir ilişki). Ama işte, Fonticulus posterior’ın kapanması da bu tür bir sabır sınavı gibidir.
Bebeğin kafasındaki bu açıklığın kapanması, beynin hızla büyümesini engellemeyen esnek bir yapı sunar. Ama işin komik tarafı, bu sürecin tam olarak nasıl işlediğini anlamak, insanı gerçekten derin düşüncelere sevk edebilir. Hani bazı insanlar vardır, “Beyin gelişiyor ama ben hâlâ niye bu kadar kafamı toparlayamıyorum?” diye iç geçirir. Ama, eyvah, bir gerçek var ki; bebeklerin kafasında bu açıklığın kapanma süreci ile bizim yaşadığımız kafa karışıklığı arasında şaşırtıcı bir benzerlik var. Her şey bir anda anlam kazanmıyor, ama bir noktada, “Bitti!” diyorsun.
Kısa Bir Diyalog: Kapanış Zamanı
Birkaç arkadaşım bir gün bebeklerin gelişiminden konuşurken şöyle bir diyalog geçti:
Ahmet: “Ya bu fonticulus posterior’ın kapanması ne kadar önemli bi’ şeymiş ya. Hadi ya, iki ayda kapanıyormuş! Bize de böyle bir şey lazım.”
Ben: “Ne gibi bir şey? Beyin açıklığı mı?”
Ahmet: “Hayır, hani şuraya bi’ kapanış süresi koysan da, kafayı toparlayıp, her şey yoluna girse.”
Ben: “Vallahi, şu anki kafamda o açıklık 25 yaşında hala kapanmadı.”
Ve tabii ki ben de o an hayatın bir şekilde komik olduğunu düşündüm. Bu tür anlar, bizim gibi her şeyin üzerine fazla düşünenler için, bazen garip ama bir o kadar da eğlenceli olabiliyor.
Bebeklerin Kafasındaki Değişim, Bizim Yaşamımızda Ne Anlama Gelir?
Şimdi şunu biraz daha açalım. Fonticulus posterior’ın kapanması bir beyin gelişiminin göstergesidir. Fakat, bir yetişkinin kafasında da sürekli gelişen düşünceler ve fikirler vardır. Arada bir beyin açıklığı (hani, düşünceler açılıyor, kafa karışıklığı oluyor) yaşanabilir. Ama işte o kafa karışıklığı, bu fonticulus kapanması gibi, belli bir süre sonra “hımm, işte o kadar” dedikten sonra çözülür. Kapanır, şekil alır, ama genelde sonradan fark ettiğimizde bir nevi “Bunu ne zaman hallettim ki?” deriz.
Bebeklerde de öyle değil mi? Kapanma süresi az da olsa onlarda da bir gelişim evresini simgeliyor. Mesela bir çocuk, bu açıklık kapanmaya başladığında daha dik durmaya başlar, belki ilk adımlarını atmaya yakın olur. Ama ne zaman? Onun da bir zamanı vardır. Tıpkı bizim, içsel düşüncelerimizin kapanması gibi… Bir bakarsınız, o an gelip geçer ve siz hala “Haa, kapanmış işte!” dersiniz.
Sonuç Olarak: Fonticulus Posterior Hakkında Bir Fikir Edindik
Şu bir gerçek ki, fonticulus posterior’ın kapanması bizlere sabır ve gelişim hakkında çok şey anlatır. Hem de bu yazıyı yazarken, fark ettiğim bir şey var: Benim kafamda o açıklık hala kapanmamış olabilir. Hala her şey çok karışık, her şeye çok takılıyorum. Ama belki de bu, hayatıma yeni bir şeyler eklemem gerektiğini gösteriyor.
Yani, kapanan bu fonticulus posterior, sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel gelişimimizin de bir simgesidir. Bize bir yandan “Sabırlı ol, bir gün her şey yerine oturur” derken, diğer yandan da bu küçük değişimin aslında çok büyük bir gelişim anlamına geldiğini hatırlatıyor.
Son olarak, şunu söyleyebilirim: Herkesin kafasında bir açıklık vardır. O açıklık, bazen çözülmeyen sorular, bazen de yanlış giden şeyler olabilir. Ama bir şekilde, zamanla her şey yerine gelir. O yüzden, bebeklerin kafası kapanırken, biz de biraz sabırla kendi kafalarımızdaki açıklıkları kapatabiliriz. Bunu unutmayın!